Bu yazıyı paylaş

Bir aylık Ramazan sonrası normal beslenme düzenine geçerken nelere dikkat edilmeli?

 

Bir Ay boyunca uzun süren açlık sonrası 2-3 öğün beslenmeye alışan vücudumuzun, kolesterol- lipid dengesi düzenlenmekte, sindirim ve dolaşım sistemi üzerindeki yük azalmakta, aşırı kiloların atılması ile birlikte de genelde vücudumuz rahatlamaktadır. Ramazan sonrası normal günlük beslenmeye geçişte de yeniden bir beslenme düzenine ihtiyaç duyulmaktadır. Ramazan’da kazanılan güzellikleri kaybetmeden (örneğin, acıkmadan yememe, dengeli beslenme ve sıvı alma, Alkol ve sigara gibi sağlığımız için her zaman zararını bildiğimiz kötü alışkanlıkları bırakma gibi) alışkanlıklarımızı Ramazan sonunda da devamını getirmeliyiz.

“Ramazan sonrası aşırı ve hızlı bir şekilde gıda tüketme başta sindirim sistemi ve dolaşım sistemi olmak üzere vücudumuzda birçok rahatsızlıklara yol açacaktır. Hazımsızlık, şişkinlik ve bulantı ile seyreden gastrit veya aşırı yemekten sonra ortaya çıkan yediklerimizin yakarak ağzımıza gelmesi olarak tarif edilen reflü hastalığı, aşırı yemekten sonra görülen çarpıntı, göğüs de darlık hissi bunlardan bazılarıdır. Ayrıca dışkılama alışkanlığı değişikliği de dengesiz beslenme sonucu ortaya çıkacak hastalıklardandır. Ramazan boyunca oruç tutabilen kronik hastalığı olan hastaların yeniden değerlendirilmeleri ve ilaçların yeniden düzenlenmesi için bayram sonu hastaları takip eden doktorlarına görünmeleri önerilir.

Bayramda misafirlere ikram için yapılan tepsi tepsi börekler, tatlılar, sarılan dolmalar, sarmalar, şimdiden insanın ağzını sulandırıyor.

Bayram ikramlarından kaçmanın en iyi yolu uzatılan ikramlıklara hayır diyebilmek, ya da tabağınızı başkasıyla paylaşıp en az zararla misafirliğinizi tamamlamaktan geçiyor.

“Günlük öğün sayısı 5-6 olmalı, ancak bunun 2-3’ü ara öğün olarak belirlenmelidir. Ana öğünlerde daha çok sebze, tavuk veya yağsız etler tercih edilmeli, haşlama veya fırında hazırlanmalıdır. Yağda kızartmalardan sakınılmalıdır. Sıvılar sık, ancak ölçülü miktarlarda alınmalıdır. Asitli içecekler yerine daha çok ayran, ev yapımı limonata, meyve kompostoları gibi hafif içecekler tercih edilmelidir. Özellikle reflü ve kronik gastrit hastalığı olanlar aşırı acılı, biberli ve yağlı yiyeceklerden sakınmalıdır. Öğün aralarında meyve alınmalı, ancak porsiyon miktarına dikkat edilmelidir.

Bayram günü nasıl beslenilmeli? (Örnek bir menü önerisi yazılabilir)

Bayram sabahı, Ramazan sonrası herkesin birlikte yapacağı ilk kahvaltı olduğu için çeşit açısından zengin, yok yok dedirten bir menüye sahiptir.

Ramazanla beraber yeni bir beslenme alışkanlığı içerisine giren midemizin bu zengin menüyü sindirmesi hiç de kolay olmayacaktır.

Hal böyle olunca akla ilk gelen soru, bayram sabahı ve diğer öğünlerde nasıl beslenmemiz gerekir?

Kalktığınızda aç karnına 1 bardak ılık limonlu su ve 3 kuru kayısı almanız ramazan sonrası yaşanan şişkinlik ve kabızlık şikayetlerinin azalmasına sebep olacaktır. 30 dk sonra mutlaka kahvaltı edilmelidir. Kahvaltıda börek, kızartma tarzı ağır ve yağlı gıdalar yerine peynir, zeytin, reçel/pekmez, domates-saltalık, haşlanmış yumurta, tam buğday ekmeği, şekersiz çay ya da bitki çayı şeklinde yapılmalıdır.

Öğle yemeğinde protein ağırlıklı, akşam ise sindirimi kolay, düşük kalorili sebze ağırlıklı bir menu tercih edilmelidir.

Yemeklerden 45 dakika 1 saat sonra hafif tempolu yürüyüşlere mutlaka zaman ayırın

Sabah:

1 dilim peynir

3-4 adet zeytin veya 2-3 adet ceviz

1 tatlı kaşığı pekmez veya bal

1-2 dilim tam buğday ekmeği

(engel olabilecek herhangi bir hastalık yoksa haftada en az 3 kez yumurta)

söğüş domates-salatalık

 

          Ara:

1 porsiyon meyve

 

          Öğle:

90 gr ızgara et/balık/tavuk

6 kaşık bulgur pilavı veya kepekli makarna

Bol salata

 

          Ara:

1 porsiyon meyve veya bayrama özel 1 adet sütlü tatlı

 

          Akşam:

1 kase çorba

1 porsiyon sebze yemeği

Salata

Yarım kase yağsız yoğurt

1-2 dilim tam buğday ekmeği

          Ara:

Yarım kase yoğurt veya 1 su bardağı süt (tarçınlı) veya 1 su bardağı sade kefir + 2 adet ceviz